Rahim ağzı kanseri: Uzmandan 10 belirti uyarısı

Rahim ağzı kanseri erken dönemde belirti vermeyebilir. Uzmanlar, 10 uyarı işaretinin dikkate alınmasını ve HPV ile Pap smear taramalarının aksatılmamasını öneriyor.

Rahim ağzı kanserinin erken aşamada herhangi bir belirti göstermeden ilerleyebileceğine dikkat çeken Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ve Jinekolojik Onkoloji Yan Dal Uzmanı Doç. Dr. Yağmur Minareci, vücutta ortaya çıkan kalıcı ve açıklanamayan değişikliklerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.

İlişki sonrasında kanama, alışılmadık vajinal akıntı, geçmeyen pelvik ağrı ve nedensiz kilo kaybı gibi şikâyetlerin farklı sağlık sorunlarından da kaynaklanabileceğini ifade eden Minareci, bu bulguların tek başına kanser anlamına gelmediğini söyledi. Ancak belirtilerin tekrarlaması, uzun sürmesi veya giderek artması halinde tıbbi değerlendirme yapılması gerektiğini vurguladı.

Uzmanın rahim ağzı kanserinde gözden kaçabilecek 10 belirtiye ilişkin değerlendirmeleri şöyle:

İlişki sonrası kanama: Cinsel ilişkinin ardından tekrarlayan kanamalar; enfeksiyon, rahim ağzındaki hassasiyet ya da polip gibi iyi huylu nedenlerle de görülebilir. Buna rağmen bu durum normal kabul edilerek geçiştirilmemelidir.

Adetler arasında kanama: Beklenmeyen zamanda meydana gelen lekelenme veya kanama, özellikle daha önce yaşanmıyorsa araştırılmalıdır.

Menopoz sonrası kanama: Menopozdan sonra görülen kanama normal sayılmaz. Tek seferlik olsa bile nedeninin belirlenmesi için sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir.

Uzun veya yoğun adet kanaması: Adet miktarının belirgin biçimde artması ya da kanama süresinin kişinin alışılmış düzeninden farklılaşması dikkate alınmalıdır.

Olağandışı vajinal akıntı: Sulu, kanlı veya kötü kokulu akıntı ile birlikte renk, koku, miktar ya da kıvamda kalıcı değişiklik görülmesi halinde altta yatan neden araştırılmalıdır.

Cinsel ilişki sırasında ağrı: Bu şikâyet enfeksiyon, vajinal kuruluk, endometriozis veya başka pelvik hastalıklardan kaynaklanabilir. Ağrının sürekli hale gelmesi ya da ilişki sonrası kanamayla birlikte görülmesi durumunda kontroller ertelenmemelidir.

Geçmeyen kasık, pelvik veya bel ağrısı: Uzun süren ya da giderek şiddetlenen ağrı rahim ağzı kanserine özgü değildir. Ancak anormal kanama veya akıntı gibi başka bulgularla birlikte ortaya çıktığında değerlendirilmesi önem taşır.

Açıklanamayan kilo kaybı ve iştahsızlık: Beslenme veya yaşam tarzında değişiklik olmadan yaşanan belirgin kilo kaybı ve iştah azalması, farklı hastalıkların da belirtisi olabilir. Bu yakınmaların diğer uyarı işaretleriyle birlikte görülmesi halinde doktora başvurulmalıdır.

Dinlenmeyle geçmeyen yorgunluk: Süreklilik gösteren ve dinlenmeye rağmen azalmayan yorgunluk tek başına rahim ağzı kanserini göstermez. Ancak başka belirtilerle beraber ortaya çıkıyorsa göz ardı edilmemelidir.

Bacaklarda ağrı veya şişlik: Hastalığın ilerleyen dönemlerinde pelvik bölgedeki lenf dolaşımının etkilenmesi bacaklarda şişliğe yol açabilir. Bununla birlikte damar ve lenf sistemi hastalıkları da benzer şikâyetlere neden olabilir.

Doç. Dr. Minareci, bu belirtilerin önemli bölümünün kanser dışındaki iyi huylu durumlarda da görülebileceğini belirterek, asıl dikkat edilmesi gereken noktanın kişinin normalinden farklı, nedeni açıklanamayan ve kalıcı değişiklikler olduğunu ifade etti.

Rahim ağzındaki kanser öncüsü değişikliklerin çoğu zaman belirti oluşturmadığını hatırlatan Minareci, yalnızca şikâyetlerin ortaya çıkmasını beklemenin doğru olmadığını söyledi. Yaş, sağlık geçmişi ve önceki test sonuçları dikkate alınarak HPV ve Pap smear taramalarının düzenli biçimde yaptırılması gerektiğini vurguladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu