Foundrae-Pandora davası mahkeme kararıyla sürecek
Foundrae-Pandora davasında mahkeme, Pandora’nın davanın düşürülmesi talebini reddetti. Telif hakkı ihlali iddiası yargı sürecinde incelenmeye devam edecek.
New York’ta bir federal mahkeme, mücevher markası Foundrae’nin Pandora’ya karşı açtığı telif hakkı davasında önemli bir karar verdi. Mahkeme, Pandora’nın davanın düşürülmesi yönündeki talebini reddederek yargı sürecinin devam etmesine hükmetti.
New York merkezli Foundrae, 17 Şubat’ta New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’ne başvurarak Pandora’nın “Talisman” koleksiyonundaki bazı tasarımların, telif hakkıyla korunan madalyonlarını ihlal ettiğini ileri sürdü. Ağustos 2025’te tanıtılan koleksiyonda aslan, gül ve ok gibi sembollerin yanı sıra güneş ve ay gibi gök cisimlerinden esinlenen motifler yer alıyor. Koleksiyon daha sonra yeni tasarımlarla genişletildi.
Foundrae, dava dilekçesinde Talisman ürünlerinin görünüm ve genel estetik bakımından kendi imza niteliğindeki parçalarına son derece benzediğini savundu. Marka ayrıca koleksiyonun tanıtım biçiminin de Foundrae’nin pazarlama anlayışını çağrıştırdığını, bu nedenle müşterilerinden iki koleksiyon arasındaki benzerliklere ilişkin sorular aldığını belirtti.
Davanın odağındaki tasarımlar arasında Pandora’nın “Passion” ve “Balance” madalyonları bulunuyor. Foundrae, bu iki ürünün özgün tasarımlarında telif hakkıyla korunan ifadeyi neredeyse birebir tekrarladığını iddia ediyor.
Federal yargıç Colleen McMahon, 10 Eylül’de Pandora’nın 20 Nisan’da yaptığı davayı düşürme başvurusunu reddetti. Yargıç, tasarımlar arasında telif hakkı ihlali oluşturacak düzeyde benzerlik bulunup bulunmadığının, davanın bu aşamasında kesin biçimde karara bağlanamayacağını ve konunun hâkim ile jüri tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Pandora, Foundrae’nin madalyon tasarımları üzerindeki telif haklarının geçerli olduğunu kabul ediyor. Bununla birlikte şirket, tasarımları gerçekten kopyalamış olsa dahi —ki bu iddiayı kesin biçimde reddediyor— ürünlerin hukuken “esaslı ölçüde benzer” olmadığını ve bu nedenle telif hakkı ihlali iddiasının geçersiz sayılması gerektiğini savundu.
McMahon, davanın düşürülmesi talebinin değerlendirildiği aşamada mahkemenin fiilî kopyalama gerçekleştiğini varsayabileceğini ve doğrudan ürünler arasındaki esaslı benzerlik konusuna geçebileceğini ifade etti. Bu değerlendirmede kullanılan olağan gözlemci testi, ortalama bir kişinin bir tasarımı diğerinin kopyası olarak görüp görmeyeceğini sorguluyor.
Bir üründe telif hakkıyla korunabilecek unsurların yanı sıra korunamayacak genel öğeler de bulunuyorsa, mahkemeler genellikle daha seçici olağan gözlemci testine başvuruyor. Bu yaklaşımda yalnızca koruma altındaki unsurların birbirine esaslı biçimde benzeyip benzemediği inceleniyor. Pandora bu testin uygulanmasını isterken Foundrae, olağan gözlemci testinin kullanılmasını talep etti.
Yargıç McMahon, aynı bölgedeki mahkemelerin mücevher tasarımı davalarında hangi testin uygulanacağı konusunda farklı yaklaşımlar benimsediğine dikkat çekti. Ancak hangi yöntem tercih edilirse edilsin, Foundrae’nin madalyonları ile Pandora’nın takılarının hukuken esaslı ölçüde benzer olmadığının bu aşamada söylenemeyeceğini kaydetti.
Kararda, Foundrae’nin okların çaprazlanması ya da güneş ve ay gibi tek tek unsurların kendileri üzerinde münhasır bir hak iddia etmediği belirtildi. Markanın telif hakkı talebinin, bu unsurları özgün biçimde seçmesi, bir araya getirmesi ve düzenlemesine dayandığı aktarıldı.
Pandora, iki koleksiyon arasındaki çeşitli farklılıklara işaret etse de mahkeme bu ayrımların küçük kabul edilebileceğini değerlendirdi. McMahon’a göre tasarımların genel konsepti ve bıraktığı görsel izlenimdeki baskın benzerlikler, söz konusu küçük farklılıkların önüne geçebilir.
Foundrae-Pandora davası hakkında taraflar, mahkemenin davanın devamına ilişkin kararının ardından National Jeweler’ın yorum talebine yanıt vermedi.




